öyle güzeldi ki dün gece.. hayallerinin somutlaşmış halini görmek inanılmaz keyifli bir duygu ve iddia ediyorum benim eğlendiğim kadar dün bütün gün-gece, dünyada hiç kimse eğlenmemiştir.(en azından final haftası acısı içinde olan öğrenci zavallılar arasında durum böyle) dün gece(teknik olarak bugün aslında,neyse) sana yazmak için can attım epey fakat muhabbet etmek daha tatlı geldi ayşeciğimle ki zaten halim de yoktu,hadi itiraf edeyim. hislerim hala sıcak sıcak bende duruyorken dökmeliyim içimdekileri,haykırmalıyım bir şekilde değil mi artık!?.
antalya'da bulunduğum 18yılın rahat 3-4yılı harbiye açık hava atmosferini hayal etmekle geçmiştir,abartmıyorum,beni tanıyan herkes bilir.
öyle çok istiyordum ki harbiyeyi. çok ilginçtir ne hisar ne kuruçeşme hiçbiri cezbetmemiştir beni harbiye açık havanın yarattığı cazibe kadar.kulağa gelen tınısı bile bi' farklı haksız mıyım be blog.bi' hisset: "harbiye açık hava gösteri merkezi"...
bir diğer vadesi hala dolmamış hayalim de,"sesini en beğendiğim şarkıcılardan biri ile tarzı bütünleşemese de senfoni orkestrasını bir arada görmek" idi. ve dün gece doldurdum vadesini gizem ve ayşe ile
hukuk felsefesi sınavından çıkıp sabah sabah, saatlerce çılgınca cevahir kasabasını talan ettikten sonra ani bir kararla de ikna edip bir hayli geç de olsa kendimizi harbiyede bulduk. tarifi imkansızdı, o kalabalık, o 36kşilik orkestra..ve en önemlisi de o..smokinler içindeki teoman. bu adamda beni çeken bir şey var. ne karakter olarak beğenirim ne davranışları hoşuma gider fakat o sesi..o ağdalı ses tonu beni büyülemek için yetip artıyor bile.. o bağırıyor ben kendimden geçiyorum.. hayır bağırmasına da gerek yok büyülenmem için,resmen konuşurken bile o ses tonu beni benden alıp bambaşka yerlere götürüyor.
ve yine,beklenen oldu dün gece. beni öptü.evet,beni yine o muhteşem ağdalı buram buram karizma kokan sesiyle öptü. karşı koyamadım...
ah harbiye,ah teoman'ın smokini. ne kadar da güzelsiniz siz böyle!
kadınımla konuştuğumuz üzere melankoli yaparım sanırken pek melankolik bir atmosfer yaratmadım içimde. birkaç kez dalıp gittim uzaklara,tamam itiraf ediyorum ama.. o kadar.
şu an öyle mutluyum ki..aynaya baktım da bi'.. resmen bunları yazarken gülümsüyormuşum farkında değilim..
ha unutmadan, sevgili pamuk ile periyodik olarak teomanın gidip sesini öpme kararı almış bulunmaktayız dün itibariyle.unutursak diye burdan da belirtmeden geçmiyim dedim.
o değil de uluslararasıymış,cezaymış,tuğla gibi kitaplarmış,idareymiş,infazmış. hepsinin varlıklarını temelli unuttum dün.
piercingin dünyada en çok yakışan hatun kişisi de kafepi deki rastalı kızımızdır. kendisine vurulmayana aşkolsun derim ben,hemcinsi olarak hem de.
vee..
canım istanbul,lafım sana! yine yaptın yapıcağını ha,burda kalmam için bir sebep daha getirip koydun önüme usulca..amacına ulaşabilecek misin bilemiyorum henüz.bilebilcek konumda da değilim doğrusu. hukuken acayip iyi niyetliyim anlıcağın auhea
ben...
düşüniciğim ama...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder