26 Mart 2009 Perşembe

2012.

3yıl sonra gerçekleşeceği söylenen şu "foton kuşağına girme"kavramı teknik olarak bile ilginç gelmiyor mu kulağa be blogcum!? Düşünsene 31 aralık 2012den başlayarak hislerimizde,düşüncelerimizde belirgin değişimler olacak.Tenlerimiz,görünüşümüz,duruşumuz bile değişmeye başlayacak yavaş yavaş.Düşünüyorum da şu 2gündür belki Darwin in de dolayısıyla spencer in da etkilendikleri akım bu foton kuşağıdır. Bilmiyorum kanıtlanmış mıdır bu,yayımlanmış mıdır bir yerlerde ama duymamıştım daha önce foton kuşağı ile evrim bilimcilerin ilişkisini.Neyse onu geçtim de,hakkaten çok hoş bir ilginçliği var bu işin bana göre.Birçok bilim insanı ustad tarafından kanıtlanmış bir kuşağın,bir gerçeklik payı olan kavramın, biz insancıkların hayatını bu kadar kısa bir zaman dilimi içinde etkileyeceğini hayal etmek bile tuhafıma gidiyor.Düşünsene karşındakiyle her saniye başı telapati halinde olmak,bir süre empati yapmaya gerek duymamak,vücudundaki değişimler,kişilik bozuklukları,sapkınlıklar,hastalıklar da cabası tabi.
31aralık 2012 de doğum yapacak olan kadına sabır dileyeyim şimdiden.Şu aralar bile bu kadar gündemde olan bu konu o zamana nasıl bir patlama yapar kim bilir ve o heyecan-kasıntı- dolu ruh hali içinde doğabilecek(bir ihtimal)bebeğin durumunu beynim ısrarla düşünmeyi reddediyor.. Aklıma yaşlı bebek Benjamin BUtton geldi..Çok fena teorilerim var şu foton kuşağı hakkında şu 5-6günümün malzemesi oldu diyebilirim.Şu an bunları düşünüyor olmak yerine kitabımın başında en göz alıcı renkteki fosforlularımla satırları çiziyor olmalıydım.Uyuyor olsam da fena olmazdı,o ayrı.Ama canım patlamış mısır çekiyor şimdi sadece...Belki de gidip patlatmalıyım.Aklım yine oyunlarına başladı.
Ve artık "kinyas ve kayra" zamanı. . .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder